Get Even More Visitors To Your Blog, Upgrade To A Business Listing >>

On Dakika Otuz Sekiz Saniye

“Her gün her an değişiyordu İstanbul, göz açıp kapayıncaya kadar…

Değişmeyen tek şey insanın insana duyduğu bağlılıktır.”

Adı Leyla’ydı. Tekila Leyla.

Kalbi daha az evvel durmuş, soluk alışverişi de hepten kesilmiş.

İstanbul’un kenar mahallelerinin birinde, karanlık ve nemli bir futbol sahasının karşısında, tutamaçları paslanmış, boyası dökülen metal bir çöp kutusunun içinde.

Teni donuk, soluk gri-beyaz bir renge dönmeye başlamıştı bile. Ama ne ilginçtir ki, beynin tamamen durmasına, on Dakika Otuz Sekiz saniyesi vardı.

Hafızası atağa kalkmış ve hayatının son dakikalarında, son saniyelerinde, sonsuza dek kaybolduğunu zannettiği hatıralarını hatırlar.

Çocukluğundan başlar ve Tekila Leyla’ya kadar varan süreci, on dakika Otuz Sekiz Saniye içinde bize anlatır.

Amcası tarafından tecavüze uğraması, ailesi ile sağlıklı ilişki kuramama, hayatını geri kalanın getirildiği yer, Haliç yakınlarında, Karaköy limanında sıra sıra dizilmiş ruhsatlı genelevleri oradan kimsesizler mezarlığı ardından İstanbul boğazının derin suları.

1968 ile 1990 kadar ki İstanbul’un batakhaneleri, alçak tavanlı tavernaları. Tekila Leylanın bildiği yaşadığı İstanbul.

Tekila Leylanın: Sabotaj Sinan, NostalJi Nalan, Cemile, Zeynep122ve Hollywood Hümeyra. Leyla’nın bu kadim dostları, ayrı ayrı toplumun ittiği, hor gördüğü, dalga geçtiği, ötekileştirdiği hikâyeleriyle bir araya gelmişler. Herkesin iki tür ailesi olduğuna inanırlardı. Birine “kan bağı” diğeri “su bağı” İnsanların akrabaları kan bağı. Arkadaşları ise su bağıydı. Tekila Leyla hayatında bir erkeği sevmiş oda Ali. Onu Genelevden gelinlik giyerek çıkarmıştı. Ne yazık ki kısa sürmüştü mutluluğu.

Ve Son olarak Yazar, birçok olayın gerçek hadiselerden etkilenerek ele aldığını, son hadiselerin kurmaca diyor.  Kilyosta gerçekten hızla genişlemekte olan kimsesizler mezarlığı varlığını ve Kitapta geçen tarihi olaylarda zaten öyle Romanın 1990 senesinde bitmesinin sembolik bir önemi olduğunu. Türk ceza kanunu 438. Maddesi tecavüz sanıkları eğer kurbanın fahişe olduğuna inanırsa, cezası üçte bir oranında azaltılıyormuş. Kadın dayanışması ile yapılan eylemler sonucunda bu yasa kaldırıldığından bahsediyor.



This post first appeared on Kadın Gazetesi Gülüşün Dünyası, please read the originial post: here

Share the post

On Dakika Otuz Sekiz Saniye

×

Subscribe to Kadın Gazetesi Gülüşün Dünyası

Get updates delivered right to your inbox!

Thank you for your subscription

×