Get Even More Visitors To Your Blog, Upgrade To A Business Listing >>

Hayata Bir "Meğer" Daha

deneme, bir deli mavi, kişisel blog, dertleşme



        O gün bambaşka bir karanlığa açmıştım gözümü. Bir anda derin derin nefes alışlarım duruverdi. Sonu gelmeyen ve geçmeyecekmiş Gibi hissettiğim gözyaşlarım kesildi. Yataktan kalktım. Hayatın gamı geçmiş yastığıma, yavaşça yumruk attım. Kendimi acılarıma vurur gibi hissettim. Şunu farkettim gram azalmadı acılarım. Sol tarafımdaki garip sızı, sanki suyun dışında kalan bir balığın yaşam mücadelesiydi.

        Söylemek istediğim çok şey vardı doğru.Ama sözler toparlanıp, düğüm olmuş boğazımdan yukarı çıkamıyordu, konuşamıyordum. Üzerimi çıkardım, koridorun sonundaki banyo sanki kilometrelerce uzağımdaydı. Öylesine yorgunki bedenim, vardığımda nefes nefese kalmıştım. Suyu en sıcak haliyle açtım. Kollarımdan parmak ucuma, sırtımdan ayaklarıma yayılan sıcak canımı yakmıştı.

        Durmak bilmeyen gözlerim yine başlamıştı damlalar atmaya. Anlamsız çığlıklar atan bir sessizlik hakimdi bedenimde. Bu an asla aklımdan çıkmayacak, bu acı asla unutulmayacak. Üzerime en kalın giysileri giydim, kendime bayağı sıcak ve en sert kahveyi yaptım, bir adamın buz gibi yaptığı bu kalbi ısınmanın başka bir yolu yok gibiydi. Balkonun yolunu yuttum. Elimde sigaram ve timsah resimli beyaz çakmağım. Sigaraların ardı arkası kesilmedi.

        Uzakta uçan bir kuşa takıldı gözlerim. İzledim, durmadan onu izledim. Özgürlük için ne çok savaşıyor. Kimseye bağlı değil, yapayalnız ama yinede özgür. Bir an için o kuşun yerine koydum kendimi, gökyüzünün maviliğine inat çırpınan siyah yürekli bir kız. Kendi özgürlüğü için çırpınıyor. Üzerime döktüğüm kahvenin sıcaklığı kendime getirdi beni.

        Sanki kader bana birşeyler anlatıyordu. "Biraz yavaş ol, hayal ile hayat arasında tek harften fazla fark var unutma". Kendimi evin dışında nefessiz hissediyordum, tüm günü balkonda kitap okuyarak ve ağlayarak geçiriyordum.Küçükken aşık olduğum bir şair vardı. Büyüğümde babam onun zaten yıllar önce öldüğünü söylediğinde bir hafta boyunca ağladım. Ne masum şeydi çocukken aşık olmak. Keşke hiç büyümeseydim.

        Güneşin doğuşunuda, batışınıda izler olmuştum. Artık uyku ile ölesiye düşman olmuştuk, hiç gelmez, uğramaz oldu. Selamı sabahı kesmişti. Ne tarihi biliyorum nede saati. Güneşe göre hareket ediyordum. İnsanın canı birkez çok derin bir yerden yanınca, hiçbir ilaç oraya kadar etki etmiyor ve bu yangında hiçbir zaman bitmiyor...

        Aylar geçti hissediyorum. İyice çöktü bedenim. Suratım giderek yorgunlaştı. Göz altlarımda oluşan torba bile ağırlık yapıyordu. Görmekte güçlük çekiyordum. Artık balkon daha bir soğuk. Etraf bembeyaz. Kuş falanda kalmadı.Evdeki hava az gelemeye başladı. Ciğerlerim iyice kötüleşti. Sigaram bile erkenden terk ediyordu... 




This post first appeared on BİR DELİ MAVİ, please read the originial post: here

Share the post

Hayata Bir "Meğer" Daha

×

Subscribe to Bİr Delİ Mavİ

Get updates delivered right to your inbox!

Thank you for your subscription

×